
- Amy çok şeker havuç diyor. Havuuğğçç diyor kız normal bizim gibi havuç diyemiyor tek seferde. Bir de kesinlikle "doldurdum" diyemiyor.
- Bazen cidden çok gerizekalıca şeyler yaptığım oluyor. Hele de sarhoşken. Kendimi kaybetmesem de, kontrol etmekte de zorluk çekebiliyorum bazı bazı. Beni böyle kabul edip bu şekilde sevmeniz dileğiyle. :))) Çekilmez olduğum anlar için sorry seems to be the hardest word.
- Damacana lens solüsyonu almışlar eve.
- Bazen Küçük Prens'i daha iyi anlayabiliyorum. Dünyada o kadar çok ki o tek gülün değerini anlamayacaklar, öyle fazla ki fil yutmuş boğa yılanını şapka sananlar.

- Earth Tv'den bahsettim mi hatırlamıyorum. Digitürk'ün Show Plus kanalı var ya, orada çıkıyor Earth Tv. 1 dakika içerisinde, o esnada dünyanın belirli şehirlerinde yapılan canlı şehir çekimlerini gösteriyor. Şöyle diyelim... Şu anda burada saat 22.51, Earth Tv tam da şu anda önce Los Angeles'ı gösteriyor, sonra Venedik'i, sonra nerede olduğunu bilmediğim bir camiyi gösteriyor, sonra da Avustralya'da bir yeri. Kimi yerde saat farkından dolayı hava aydınlık, kiminde yağmur var... Bana çok enteresan geliyor. Ben evmde televizyon izlerken işe yeni giden Paraguaylıların arabalarını izlemek 10 saniyeliğine de olsa. :)
- Babam bana ve Sezin'e birer lamba almış, lambada düğme yok. Lambanın alt kısmına dokunuyorsun yanıyor. 3 seviyede ışık veriyor. 4. dokunuşunda sönüyor. Böylece geceleri lambanın düğmesini aramak durumunda kalmıyorsun.
- Ben yüzük takma özürlüyüm. Mutlaka kaşınıyor parmaklarım ve o yüzük 5 dakika aynı parmakta duramıyor. Sonunda kayboluyor.
- Odamın ana rengi turuncu, duvarlarımdan biri bordo. Ve ama teyzem turuncudan nefret eder.
- Son 5 senedir 40 bedenseniz ve anneniz size 34 beden bir t-shirt alıp sonra da "aman ne bileyim ben, olur sandım" dediği zaman hem "ne ilgisiz anam var ya, ölçü kavramı da yok sanki.." diye düşünüyorsunuz diğer yandan annenizin sizi hala ince çıtı pıtı gördüğünü fark edip bir hoş oluyorsunuz.
- Bilgisayarım önüme bir güncelleme zımbırtısı çıkarıp duruyor ben de hep bir saat sonrasına erteliyorum. Muhtemelen bu hadise bilgisayar pes edene kadar ya da ben yanlışlıkla "continue" ya basana kadar devam edecek. 3 ay veriyorum.
- Dün çok iddiaya girdiğimi hatırlıyorum. Kazanırım inşallah birini. Bir diğerindeyse kaybetmem beni daha mutlu edebilir. :)(:
- Bir yaştan sonra aileyle dolaşmak istememek normal midir? Normalse neden bunu anne ve babanız anlamaz. Normal değilse, neyim var benim? Nasıl düzeleceğim ben??
- Dün parmağımı bar tuvaletinin sürgülü kilidine sıkıştırdım. Minicik bir yara oldu ama nasıl acıyor anlatamam.
- Tırnak içi kirleri nereden ve nasıl gelir?!
- Basamakta durmayın otomatik kapı çarpar yazısını gördükçe bir de ben çarparım diyesim geliyor.
- Dünyanın sayılı şanssızlarından olduğumu şöyle anladım: Dünkü sağanaktan kaçmak adına konserve kutu gibi olmuş bir otobüse kendimi attım. Birkaç belli belirsiz hareketle kendime ait bir yerde dikilmeye başladım, tek elim tutacaklardan birinde ilerliyordum kol kası yapa yapa. Sonra burnuma bir damla geldi. Baktım omzumda da var bolca damla. meğersem durduğum yer havalandırma kapağının altıymış ve açık kapaktan içeriye su giriyormuş. İki yanım-önüm ve arkam sobe olduğu için hareket de edemedim. Islandım. Gülümsedim.
- Ben tam bir kızım. Laptopımda kedi, çiçek ve ayıcık yapıştırmaları var.
- Dün gece canım sıkıldı, ben de biraz blogumun üstünde oynadım. Değişiklikleri sevmişsinizdir umarım. Berşanist'in de yardımları unutulamaz tabii ki. Emin değilim ama blogu wordpress'e de taşıyabilirim. En azından şimdiye dek yazdıklarım oraya da kopyalanmış durumda.
- Kafasını bir yere çarpan insan ne komiktir ya. :)) Hele de geri geri giderken duvara falan geçirdiyse kafayı, hayatta tutamam kendimi, gülerim.
- Bu ara çok güldüm zaten, sonu hayrolsun.
Ben senin; 10 dakikalığına dışarıya çıkman gerektiği ve ama ayağına geçirecek bir şey bulamadığında en sevdiğin ayakkabının bile topuğuna basaraktan terlikleştirme ihtimalini sevdim.
5 düşünce dile geldi:
o bitmek bilmez vista güncelleştirmesi de habire bilgisayarı kasar, sonra üç aydan beri her deneme başarısız. sonunda baskılara dayanamyop windows 98 yükleyecem o olacak :)
alea'ya üstteki resmi gösterip bu ne diye sordum. şapka dedi:))
vista kendimi ebeveyn gibi hissettiriyo ya. bunu yapim mi, bunu da yapim mi inflack, buna izin veriyo musun... bu ne be! anan değlim diyesim geliyo :S
aial, alea dan da bu beklenirdi zaten! herkes göremez :)
bridget jones deyince aklıma arabada bolca allık sürüp dışarı kıpkırmızı çıktığı sahne geliyor, gülüyorum:) eğlenceli bir filmdi ya, kitabı da öyleydi: "verilen kilo: 0 gram, çirkin olduğunu düşünme: çok saat" :)) kitapçıdan isterken ters ters bakmıştı ama, bunu mu okuyacaksın der gibi, o bakışı unutamam bir de:)
ben sanırım italyanca aşk başkadır ı okumaya başlayacağım tavsiye üzerine.
Yorum Gönder