Çevremdeki küçük insanları gözlemdikçe anlamaya başladım ki ben çarpık bir liselilik dönemi yaşamışım. Şu anda ne saf, ne masum, ne asosyal sayılabilirim. Hepsinden biraz ve ama hiçbiriyim. Şu anda ne olduysam 18 yaşımdan sonra oldum ben, ki bana çok fazla şeyi erken yaşamışım gibi geliyor hala. Ama şimdiki liseliler benden daha çok yaşamışlar sanki. Hatta belki benim zamanımda da öyleydi, ama ben farkında değildim dünyanın dönüş hızının.Benim ancak uzak bir hayalimdi saçlarımı boyatmak. Kaşlarımı aldırmak ise gereksizdi-yaşım ufaktı sonuçta. Hiç eteğimi kıvırmadım. Bacaklarım çirkin değildi, ama ne bileyim, gerek yoktu ki kıvırmaya, amacı neydi? Pantolonlar lise yönetmeliğine girdiğinde en sevinen insanlardan biri olmuştum: Bacaklarım üşümeyecek diye. Okul kılık kıyafetini bozasım yoktu, en fazla siyah t-shirt giymişimdir içime. Öyle topuklu giyeyim, yok kenarına zincir takayım, rengarenk olayım vs. I-ıh. Sabah zor kalkardım zaten, nasıl ayarlayayım o kadar? Hem Gossip Girl filan da yoktu o zamanlar. Dawson's Creek vardı en liseli; orada da herkes benim gibiydi. Öyle moda ikonluğu eden yoktu hatırladığımcana. Arada bir yok Buffalo, yok Oxs modası çıkardı, onun için yalvarırdım annemlere. Alırlarsa alırlardı, almazlarsa da çok da dert değildi. Aldırdığım en pahalı şeyler o OXSlardır zaten. 120 milyondu. Çok azap çekmiştim aldırırken. "Kızım bak çok lazımsa alalım yoksa çok pahalı bunlar." demişti annem. Gerçi ayakkabının da parasını çıkardım, yaklaşık 5 sene filan giymişimdir. Köpekli-adını unuttuğum pahalı tokalar vardı, onlara hiç bulaşmamıştım mesela. 8310 çok afili bir telefondu, onu hatırlıyorum ama alsınlar diye tutturmamıştım onu da. İlk radyolu telefon, Nokia'nın... Hey gidi :)) Bu da kolejde okuduğum için bence, devlet okulunda okusam bu kadarının olacağını bile sanmıyorum. Ahanda şimdikilerin şu resimdekinden bir farkı varsa söyleyin. Bunlara benzemek için yarış halindeler. Biz niveanın çileklisinden sürünce bile kızardı hoca be. Bir keresinde kalem çektiydim de, hoca kızınca "dün akşam düğündeydik, yıkadım ama çıkmamış" dediydim. Sürmedim sonra. :) Yıldız Vardar sağ olsun aslında, o yolda tutmuş bizi biraz da, o zamanlar kızsak da.
Okulu kırasım da yoktu. Kırmadım da. Okula gitmiyorsam evde oturuyor olurdum zira ev okula uzaktı, ben de uyumayı severdim. Her ne kadar her sene "gitmemezlik kotası"nı hayli hayli aşsam da hiçbirinde annemlerden habersiz arkadaşlarımla filan buluşmaya gitmedim. O zamanlar sadece yazın, sadece arkadaşlarlayken ve çok büyük suç işliyormuşcasına 1 bira içerdim. Belki 2. Sigaraya bütün varlığımla karşıydım mesela. İlk nargilemi de Nazlı içirdiği gün cidden kendimden korkmuştum "nereye gidiyor bu hayat, kötü kız mı oluyorum?!" diye. Barlara girmeye çok özenirdim, ama girmeye teşebbüs etmişliğim pek yoktur, derdim müzik dinlemek olurdu genelde. En çok Saklıkent'e girmek istemiştim bir de Bodrum'daki Kule Bar'a. Şimdi sorsan "emeen gitçek yer mi kalmadı beh" derim muhtemeşen, ki dedim. Duman Saklıkent'e geldi(ki epeydir gelmiyorlardı) 2-3 sene evvel ölsem kaçırmazdım. Bu sefer bilet fiyatına bile bakmadım.
Aşık olurdum, ama hep platoniktim. Uzaktan sever, fotoğrafını bulur, ismini defterimin köşesine yazar kalpler çizerdim. SEYİRDÖKAN* diye bir fal vardı, ona filan bakardım bana yüzde kaç aşık diye. Çocukların soyadlarını kendi ismimin yanına koyar uyumlu mu diye bakardım, hayaller kurardım. Aşk buydu. Şimdi millet birbirini "ayartmak"la meşgul. Sıranın altından birbirlerine sürtünüyorlarmış da bilmem neymiş. Başarıya bak. Bana tek sürtünen ÖSS'ydi, o da son sınıfta.
Hocalara saygısızlık etmedim hiç. Kızdığım oldu, ama saygıyı korudum. Tanrı değillerdi, ama benden büyüklerdi eninde sonunda...
Pucca twitter'a "12 yaşında bir akrabam 'sevgilisiyle uyanmak isteyenler' diye bir gruba üye olmuş bir de keşkee diye yorum yapmış." yazmış. Oradan esti bunları yazmak. Kardeşimi, onların arkadaşlarını ve daha da ufakları izliyorum şimdi. Kuşak çatışması bu mu ki acaba? Elinde sigarayla, önünde birayla fotoğrafları var 14-15 yaşında hatunların. Ben o yaşta Vahşi Güzel izliyordum, İvo'ya aşıktım, yeni posterini bulunca filan mutlu oluyordum. Hani, yatmak kalkmak nereye?
Kuaföre özel günden özel güne gidiyordum. İlk manikürüm, kaş aldırmam vs 18'imde, ilk saçıma boya değmesi de, ki keşke değdirmeyeymişim. Hala toparlayamıyorum canım saçlarımı. Okula 40 yılda bir fönlü giderim, millet şaşırır. Bakımlı olmak bunlar değil sonuçta. Derli toplu ve temizsen bakımlısındır, saçını düzleştirirsen, fazladan boya badana yaptırırsan değil. Yani bu bence.
Ben şimdi şimdi anlıyorum ki benim lise dönemim cidden normale nazaran çok çarpık geçmiş. İyi ki mi öyle olmuş bilmiyorum. Zamanında günlüğüme "bugün o da bana baktı, sevgili günlük acaba o da beni seviyo mudur?" yazmak yerine "ah ulan birlikte uyansak bir sabah oh miss" mi yazmalıydım? Şimdi yazsam normal gibi de, 10 sene evveli için biraz fazla değil mi bunun dozu? Beraber uyanmak istemek, bira içmek, sigara içmek bir insanı kötü birisi yapmaz tabii ki. Ama bunları o kadar önceden yapmak sanki sonrasına bir şey bırakmamak anlamına gelmez mi? Ben mi geri kafalıyım bilmiyorum. Neyse, onlar bildikleri gibi yapsınlar. Saçlar, eller boyalı; kulaklar delinik, etekler 1 karış havada "Liseli" havasında yaşasınlar. Onların da bir bildiği vardır elbet.
Ek: Yalnız bu abazan milletinin Allah gani gani belasını versin. Yazıya koymak için resim arıyorum, Google'a "liseli" yazdım. Tamam hadi, 3-5 tane fantezik görsel çıkardı da bütün fotoğraflar mı ufacık hatunların götü başı olur?! Gerçi şu yazıya bakarsak da, kızlar kendileri mi kaşınıyor bilmiyorum ki. Aman ya öf! Anaları babaları düşünsün, bana mı kaldı!?! :/
* s=seviyor, e=evlenmek istiyor, y=yazıyor, i=iğreniyor, r=resmini istiyor (ne alakaysa), d=dokunmak istiyor (şehvete bak!), ö= öpmek istiyor, k=konuşmak istiyor, a=aşık (en süperi buydu), n=nefret ediyor (bu da en beteri sanırım) dur hatta şimdi de yapayım, bakalım ne çıkacak... Ahaha %97 seviyo çıktı :))) Şimdi bile seviniyo insan. ;)
9 düşünce dile geldi:
Haklısın.. hadi sen 10 sene öncesi için bu şekilde düşünüyosun bende şuan lisedeyim ama o bahsettiğin insanlar gerçekten çok farklı bir konumda..
Şuanda benim çevremdeki insanlar için sevmek kavramı ne sizinki kadar masum ne de o bahsettiklerin kadar uçuk.. çıkmaki biraz sahilde elele dolaşmak belki.. hadi son sınıflar öpüşsün.. yatmak nedir ya.. yuh.
Ayrıca okul modası iğrenç UGG lar.. envai çeşit converse, nike, adidas.. renkli hırkalar.. ama kesinlikle chanel falan gibi markalar değil..
Amam gerçekten kötüye gidiyor bazı şeyler masumiyetini kaybetmek üzere :(
o insanlardan olmamak, arkadaşlarımı da o kesimden seçmemek şimdilik tek düşüncem..
Doğru tespitlerin için tebrikler..
sen nargile içtin de kirlendin mi gı?! aynı şei ben de marketing finali ile ilgili kararım için düşündüm, tabi GPA'yimi görünce ;)
bilmiyorum, sanki her şey daha farklıydı gibi geldi bana birden wmina...
senin gpa kaç geldi onu merak ettim :p (bu gördüğünüz alkolik bi arkadaşın bıraktığı yorumdur. erasmusa gidince çok içmeyin :p)
sanırım ben senden 2-3 yaş büyüğüm.
ama ben de neredeyse sein hisstetiklrini hissediyorum.şimdiki liselilerden korkup aman Allah ım biizm çocuklarımız acaba nolcak diye düşünüyorum.ben ilk kez gözüme kalemi lise sonda mezuniyet ktlamasında çekmşitim.düşün.zar zor kaşımı azcık alabilmiştim.anneme yalvar yakar.hala saçımı boyamadım :)siyah çorap bile giyemk biizm okulda lükstü.en kokoş kızlat baklava desenli giyerdi.o zaman bu disipline kızıyorduk.ama şimdi anlıyorum kişiliğimizi oluşturmuşlar ne de iyi etmişler.kocaman insan giib konuşmak istemiyorum ama ah bizim zamanımız :) ne de güzeldi.nesil farkı diyecegm ama ne bilim.şimdikiler çok erken yaşıo ya.ben 12 yaşında ne sevgilisi saklambaç oynama derdindeydim anca.masumca seviosa biri beni mesela-çocukluk aşkı-gerizekalıııııııııı diyp giderim.ne birlikte uyanması ya:( herşeyi erken yaşamak iyi değil...
özlem
hadi burdan güzin ablaya bağlayalım hahaha ;D
,79a düştü kızıl ,91di! cler bler adeta batan geminin malları gibin yok satıolar ;p
muhtemelen law'dan da geçtin sen. ve ben tek başıma alıcam dersi dimi :/ kalcam, bırakıyorum bikbik diyip geçti herkes her şeyden. bir mal ben varım. :(
eheh sürekli "kalıcam" deyip süper notlar alıp geçenlere kin duyuyodum nerdeyse :)))))))
seray hanım insanların içlerini karartmışsınız resmen :D
endişe etmeyin yahu. süreklilik taşıyan sosyal bi değişim bu. büyük ihtimal sizden öncekiler de size bakıp "ahlak kalmadı hacı, bak şu liselilerin yaptığına" diyordur. zaten böyle düşünürsen yaşanmaz be anacım. hayır ben zaten aslan burcuyum, karamsar olursam dibe vuruyorum, bir de böyle şeyleri kafaya takarsam ölürüm ben lan.
aynı mantık anne(baba)-çocuk ilişkileri için de geçerli tabi. sonuçta sizin gençliğinizi yaşadığınız çağ ile çocuklarınızınkini değerlendiremezsiniz. tersten empati yaparsanız sizin babanızın size bakış açısını yakalarsınız ki o da yardımcı olur bir yerde.
o değil de 3-5 kelimelik lafları 2 paragrafta yazıyorum, sanki bu blogu okuyanlar özürlüymüş gibi. herkesten özür diliyorum bu konuda. bi de seray ablacım, yazının üslubu çok güzel, ama kimsenin moralini bozmaya hakkın yok :))
Çok tatlısın:)
Yorum Gönder