17 Aralık 2010

Yılbaşı Kültürümüzde Yok mudur?!

Yılbaşı yaklaştıkça binbir kafadan ses çıkmaya başlar. Kimi nerede kutlayacağı ya da ne yapacağını düşünürken bir kısım insan da "Yılbaşı bizim kültürümüzde yok!" ve "Yılbaşı çok gereksiz bir şey!" çığırtkanlığı yapar. Yılbaşının kültürümüzün bir parçası olmadığını düşünenler için yazıyorum bu yazıyı çünkü cidden afazik olabiliyor bu insanlar.

Yılbaşının kültüre dahil olmadığını düşünen insanların "kültür"ün nasıl bir şey olduğunu bilmediğini düşünüyorum. Kültür olduğu yere çakılı kalan bir şey değildir, değişkendir ve zamanla gelişir. Kendine ait öğeleri vardır kültürün, bu öğelerden güç alır ve ona göre zaman içinde şekillenir. Osmanlı zamanında ülkemizde Yılbaşı kutlanmıyordu belki ama 2010 senesine gelindiğinde "Yılbaşı kültürümüzde yoktur." denemez. Neden mi?

Öncelikle, Türkiye gibi bir ülkede kültürün tek kaynağı yoktur, karışık bir kültürün çocuklarıyız hepimiz. "Kültür Mozaiği" lafını duymayanınız var mı? İçinde yaşayan insanların farklılıkları sayesinde kültürümüz bir çok ana kültürden esinlenerek gelişme kaydetmiş bulunuyor. Şaman kültürü, Doğu kültürü, İslam kültürü, Hristiyan kültürü, Arap kültürü, Batı kültürü, Balkan kültürü... Ohoo daha neler var... Özellikle belli bir kesim inatla bu karmaşık kültürün varlığını inkar etmek için çırpınıyor, ama var, elden ne gelir ki?

Bu ülkede 31 Aralık yarım gün, 1 Ocak tam gün yurt genelinde tatil ilan edildiği günden beridir Yılbaşı bizim kültürümüzün bir parçası. Bu ülkede tek kanallı dönemde bile yılbaşında dansöz oynatıldığından beri bu bizim kültürümüz. Milli Piyango (Milli diyor bak...) Yılbaşı özel çekilişi yaptığından beri, Ali Haydar ve Nimet Abla ün saldığından beri, evlerde o gece oturulup kestane pişirildiğinden beri, tombala oynandığından beri, çocuklar bütün sene boyunca tek seferliğine Tutti Frutti'yi ailelerinin yanında izlediğinden beri, dükkanlar süslenmeye başlandığından beri, ilkokulda "yılbaşı çekilişi" yapıldığından beri, mekanlar yılbaşı için özel fasıl programı ayarlamaya başladığından beri, birçok mekan ve firma yılbaşı özel çekleri-ikramiyeleri-hediyeleri verdiğinden beri, bankalar yılbaşı kredisi çıkardığından beri, diziler yılbaşı özel bölümü çekmeye başladığından beri, saat 12 olunca en yakınımızdaki kişiye sarıldığımızdan beri ve hatta uzaktakilere telefon ettiğimizden beri, ilk kez biri yılbaşında kırmızı don giydiğinden beri... Yılbaşı bu kadar "içimize" kadar girmişken nasıl olur da kültürümüzde yok sayılabilir ki?!

Ha, insanların yılbaşını "kutlama" anlayışları ve istekleri farklı olabilir. Kimi gider içer, hoplar zıplar; kimi evde tombala oynar; kimi de uyur... Ona kimse bir şey diyemez, ama bu farklı anlayışların var olması Yılbaşı'nın kültürümüzde yer ettiği kaidesini bozamaz. İslami kültüre daha yakın aile yapısı olan kişiler yılbaşını özellikle inkar eden kesimi oluşturuyor demiştim, onların da savunması "Bizde Noel Baba olmaz, bizde içilmez, bizde ağaç süslenmez." Kimse Yılbaşında içmek zorunludur demiyor, diyemez de zaten. İçki kültürümüzün olmadığını savunmaksa tümden abesle iştigal zira tamamen kendine ait bir adabı olan "Rakı" adında bir içkimiz var, ki birçok ülkede kendi adabı olan alkollü içecek bile yok. Noel Baba ve ağaç olaylarıysa kültürümüze devşirme girmiş hadiseler. Türkiye'de Noel Baba "Aziz Claus" değil; sadece hediye getiren, kırmızı giyinen, şişko saçlı sakallı bir amca. Keza ağaç da sadece bir Yılbaşı sembolü; herhangi dini çağrışım adına süslendiğini sanmıyorum çoğu evde. En azından bizimkinde öyle değil. Noel Baba "Noel" ile alakalı ve Noel'in cidden bizde tam anlamıyla yeri yok Cadılar Bayramı gibi, Paskalya gibi... Noel ülkemizde Hristiyan çevrelerce kiliseye gidilen bir gün; ki bu Hristiyan ülkelerde de böyle. Noel içilip eğlenilen gün değil, ama biz yılbaşını kendi kültürümüze devşirirken ağaçla babayı da almışız çünkü güzeller, dikkat çekiciler ve çok iyi pazarlanmışlar. Bir hediye dağıtan amcayla, bir ağacın dinimizi elimizden alma şansı da yok. Bundan korkan kişi kendi inancının sağlamlığından şüphe edebilir sadece.

Yani demem şu ki: Yılbaşı bizim kültürümüzde yok diyenler etraflarına bir baksınlar. Kendi içinizde nasıl bir kültür yaşıyorsunuz bilemem ama genelin durumu bu yönde. Koca Devlet kabul etmiş Yılbaşını, neyin savaşını veriyorsunuz ki? Ayrıca bana "Yılbaşı yok bizde" diyen 20 yaşındaki gençler sorsunlar bakalım babalarına Nesrin Topkapı ismi onlara ne çağrıştırıyor? Yılbaşı son 2-3 senede çıkmış bir şey de değil, 30 seneden fazladır her sene yaşadığımız bir şey. Anlayışlar değişir, kutlama şekilleri değişir, ama Yılbaşının kültürümüzde var olduğu gerçeği baki kalır.

10 düşünce dile geldi:

bilmemkiminneoglu dedi ki...

Hanımefendi şimdi de sosyal tarih yazıcılığına mı soyundunuz? Bazı insanlar, bazı gelenekleri uygulamayı reddedibilir, angutluk geleneğimizde yok diyen hedü hüdülerde. Yılbaşı ya da kurban, farksız. Tatil işte.

inflack dedi ki...

E tamam, ben ne dedim? Tatil anlayışı farklı olabilir insanların ama yılbaşı diye bir şey var dedim. Dimi? Aynı şey.

yılbaşı kredisi dedi ki...

garantiden kredimizi çektik hediye biletmizi de aldık. bakalım hayırlısı.

Brc. Kostem dedi ki...

Türkiye'nin kültür mozaiğiyle uzaktan yakından alakası varsa ben de Noel babayım.
Acıklı olan bizde yılbaşında alkol içilip Noel baba olmaması değil, acıklı olan bizde, normalde Christmas'ta yapılan,içki hediye Santa Claus olayının Yılbaşında yapılması. Ki Noel isminin kendisi zaten doğum demek ve İsa'nın doğumu yani Christmas'tır. Keşke yılbaşı dediğimiz kültür kepazeliği, ve oluşan bu anlamsız kültür kargaşası hiç olmasa. Yanlış anlama Christmas Market'larda Alman sosisi yiyip sıcak şarap içmek hayatımda en sevdiğim şeylerden biri. Ama Türkiye'de yılbaşı dediğimiz olay gösterişten, otellerde yapılan hazır mönülü yemeklerden ve ağır parfümlü şişko teyzelerden başka bir şey değil. Bu yüzden keşke bizde yılbaşı hiç olmasa. Böyle ucuz bir taklit haliyle pek acıklı çünkü.

inflack dedi ki...

Burc artık yazılarımı okumadan mi yorum yapıyorsun?! Hayatın normal bir turk gibi geçmediği için sadece dışarıdaki kutlamayı biliyorsun ve bu da sana "kepazelik" geliyor. Nesrin Topkapi kim biliyor musun? Yılbaşı ve noeli de ayırdım yazıda, oraya da tekrar bir göz at bence.

Bu kulturde yılbaşı yoksa çay icmek de yoktur çünkü çay icmek de cumhuriyet döneminden sonra çıkmış ve zamanla rituellesmis bir olay. Cay'i inkar edebilir misin!? Çay turk kültüründe yoktur diyebilir misin? Çay 70 senedir içiliyor, yilbasiysa 40 senedir aynı sekilde kutlanıyor. 30 sene önce sorsan kültürümüzde çay var derlerdi. 40 sene bence yeterli bir zaman yılbaşının kültüre entegre olmuş olması için. Sen istesen de istemesen de.

Ayrıca yılbaşı içilen edilen fiks menü gunu değil cogu turk için. Ailecek evde birlesilen, tombala oynanan, kendi çapında eglenilen bir gün.

burcck dedi ki...

Ben bu kulturde yilbasi yoktur demedim. 40 sene yeterlidir degildir bunun tartismasini da yapmadim. Ayrica Nesrin Topkapi kim cok iyi biliyorum ve bu sene yilbasini evimde trt izleyerek gecirmeyi planliyorum. Benim tek demeye calistigim keske yilbasi hic de belli degerleri temsil eden, toplumsal birlesme ve umiti asilayan bir sey olmadigi. Yilbasi genel olarak kis alis veris sezonu ulkemizde. Ne dinsel ne tarihi ne de ahlaki bir alt yapisi olan, sadece hediye almak icin yapilmis, kendisi icin kutlanan dar bir tatil bu anlamda.

"Noel içilip eğlenilen gün değil" - this is entirely wrong

Ustelik her ne kadar raki kulturumuz olsa da aslinda bu "kultur"un toplumun yuzde kaci tarafindan benimsendigi cok sorgulanir bir sey cunku, http://apps.who.int/whosis/database/core/core_select_process.cfm?strISO3_select=ALL&strIndicator_select=AlcoholConsumption&intYear_select=latest&language=english# world health organisation'in 2003 raporuna gore kisi basina tuketilen icki de en abuk afrika ulkelerinin bile arkasindayiz.

Sonuc olarak haklisin, maalesef yilbasi ulkemizde var: ama bu haliyle olacaksa keske hic olmasa

inflack dedi ki...

Beni ilgilendiren kısmı "evet yılbaşı ülkemizde var" kısmı. Geri kalanı kişisel tercihe ve görüşe giriyor.

Ben seviyorum yılbaşını. Sevgilimin yanına gitmek için bir sebep, ev isil isil... Muzik güzel. E daha nolsun?!

burck dedi ki...

:)

inflack dedi ki...

Ve Burc, senin christmas'i yani noeli içme gunu olarak görmen kadar doğal bir şey yok abi çünkü bırak hristiyan olmayı Tanrı'ya bile inanmıyorsun. Bu durumda tatil gunünde kiliseye gitmek ya da ailenle hindi kesmek, hediye alıp vermek gibi bir derdin olmadığına göre ne yapacaksın? Gidip içeceksin tabii ki :) senin içme gunün olması herkesin "içme gunu" olduğu manasına gelmiyor. Evet, içilen bir gün ama asıl amac icmek değil kanımca. ;)

brbrbrbrbrbrck dedi ki...

Dogrudur Seray, christmaslarimin cogu icin yilbasindaydim ve tabii Avrupanin cogu yerini turist olarak gezdigim icin millet genellikle iciyordu sokaklara dokulup kutluyordu. Evde olsalar bile, ev ici yemek sarap olayina giriyorlar. Ama oyle disarlara gidip sabaha kadar icelim olaylari o kadar populer olmaya bilir. Tabii takildigim insanlar da genelde genc oldugu icin oradan da yanlis bir gorus edinmis olabilirim. Haklisindir:)

Ama bizim okulda her christmas secret santa yapilirdi 8. sinifa kadar ondan hediye olaylarina bayilirim. Bu vesileylee deee merry christmas, happy hannukah, diwali mantra, eid mubarak, happy kwanzaa, happy new year and a most atheist seasonal greetings:)

ALL RIGHTS DESERVED by INFLACK

Bu sitede yazan her şey yazarın kendi hayatı, hayal dünyası, geçmişi ve geleceği ile alakalıdır. Kar amacı güdülmemektedir. Resim sahiplerine ise buradan teşekkür etmekteyimdir. Yazılarım herhangi yasal şekilde korunmadığı için elbette bana sormadan etmeden kopyala yapıştır yapabilir, altına kendi adınızı yazabilirsiniz. Ama vicdanınız buna el verecek mi?! Şirret hayaletim öbür dünyada yakanızı bırakacak mı?! Bunları bir düşünün derim. Hepinizi öperim MUJU!