7 Mart 2011

Marketing Challenge: Sosyal Medyanın yeniden anlam kazandığı yarışma

Haftasonu boyunca Gebze'de Lifeport Otel'de Koç Üniversitesi'nin Marketing Challenge '11 adlı yarışmasındaydım. Hayatımda ilk kez bir case yarışmasına katıldım ve cidden bir şeyler öğrendim, ama hiçbir şey kazanamadık, içimizde onun burukluğu var. Yalnız bu yazıyı kazanamadığım için yazmayacağım. Sosyal Medya'nın ne olduğunu bilmeyen koskoca bir marka hakkında yazacağım.

İlk gün L'Oreal karşısında adrenalin zehirlenmesi geçirdikten sonra ikinci gün kendimize güvenimiz yerine gelmişti. İkinci günün firması daha cazipti benim için çünkümüdavimi olduğum bir marka: T-Box'tı. T-Box'ın genel müdürü gelmişti. Adamın yaptığı sunum, konuşması tavrı filan o kadar rahattı ki "tamam" dedim, ben böyle bir yerde çalışmak istiyorum. Case konumuzu duyunca iki kat sevindim: T-Box için Sosyal Medya lansmanı tasarlayacaktık. İşte ne olduysa ondan sonra oldu.

Sosyal Medya nedir?

Benim bildiğim internette kullanıcı odaklı siteler sayesinde oluşturulmuş ağlardır. Bilgi bu ağlarda hızlı transfer eder, ve eğlencelidir ve sivridir. İşin özü eninde sonunda "İNTERNETTİR. Kendilerine blog adresimi de verdim, innşallah okurlar bu yazıyı. Sosyal Medya Sorumlusunun da kendi hoş bir moda blogu varmış misal. Ben zannediyorum ki o biliyordur sosyal medyanın ne olup ne olmadığını ama kararları sanırım genel müdür kişisi verdi.

Sunumumuzu yaptık. Kendimizden gayet eminiz, oturduk yerimize. Bizden sonra çıkan grupların hepsi TV reklamı yaparız diyor, Billboard hazırlarız diyor, diyor allah diyor. Sosyal bir medyanın parçası olmayan her türlü medyayı kullanmışlar bir sosyal olanı kullanmamışlar. Bir ara öyle bir duruma geldik ki, kendi bilgimizden şüphe ettik ve sosyal medyanın tanımına baktık. Yok... Dalga geçiyoruz "vay abi salaklara bak, sosyal medyanın ne olduğunu bilmiyolar, reklam diyorlar eheheh" diye.

Sonra ne oldu? Billboard, TV reklamı diyen takım 1. oldu! Biz 8. olduk. Bizim en beğendiğimiz, "evet T-Box bunu kullanır ve süper olur!" dediğimiz takım 10. oldu. Meğersem onlar da Sosyal Medyayı billboard ve tv reklamı zannediyorlarmış. (Düzeltme: 1. olan takımın mikrosite fikri hoşlarına gitmiş. Sosyal Medya sorumlusuyla konuşma fırsatı buldum bu sabah. Ama yine de bu 8. olmamızı yani billboard diyenlerin bizim önümüzde oluşunu telafi etmiyor. Bununla birlikte "biz sizi de beğenmiştik" dedi Ufuk Bey, ama Sosyal Medya Lansmanının neden yapıldığını açıklamadığımızı söyledi. Ben de neden yapıldığını süzün bildiğinizi düşündüğümüz için açıklama gereği duymamıştık ama keşke açıklasaymışısz dedim.)

Bu arada söyleyeyim: T-Box değişiyor. 15 Mart'ta açılan ilk mağazadan itibaren artık o bildiğimiz asi, şakacı, eğlenceli ve sevişgen T-Box gidiyor yerine eğlenceli olmaya çalışan normal bir mağaza geliyor. OXXO düşünün, onun böyle daha bir eğlenceli olmaya çalışanı. Teknolojik aynaları, scooterla dolaşan görevlileri, kocaman mağazaları ve bir "tarzı" olacakmış. İyi mi kötü mü ben bilmem valla. Ben eski T-Box'ı seviyordum. O asiliği, o sevişgenliği seviyordum. Artık o sevişgenlik olmayacakmış. Valla... Ondan çok var. Kârın her şey olduğu ve sosyal medyanın billboardlardan duyurulduğu bir ortamda tutabilir de tabii. (yeni logolarının biraz gösterileni)

İçime işledi. Hadi biz 8. olduk da bizden önce sunan grup?!? Onlar nasıl 10. olur ya? O sunuma aşık olmuştum ben.

Şimdiden uyarıyorum: T-Box'ın sitesinde seçtiğiniz giysilerle yürüyen modeller görürseniz, chaT-Box görürseniz. Site "Ne aramıştınız?" gibisinden basit bir soruyla giriş sayfası açılırsa, site duyurulmak üzere "benartıkeskibendegilim.com" tarzı bir site duyurulmaya kalkılırsa orada burada. Bir teaser videoda bütün t-box ürünlerini giymiş striptiz yapan bir kız kullanırlarsa, "ürünün kankaları-ekürisi" tarzı bu ürünle ne gider gibisinden bir bölüm konursa... Bunlar hep bizim grubun fikriydi. Çalarlarsa günahları boynuna. Sosyal Tv Reklamları çekme ihtimalleri daha fazla gerçi. :) (Ekleme: Sosyal Medya Sorumlusu Ufuk Bey bana "emin ol T-Box yine hoşunuza gidecek, sen merak etme." dedi. Onun sözüne güveniyorum açıkcası. Yalnız ben bu yazıyı yazıp Ufuk Bey de okuduktan sonra T-Box'ın twitterı "yakında..."lardan biraz daha ileriye gidip hafiften hafiften açıklama getirmeye başlamış olaya. Scooterla gezilebilecek kadar büyük mağazalar denmiş misal. T-Box'ı twitterdan takip etmek için: @T_BoxOnline)

Son gün Coca-Cola'daysa 1 puanla 2. olduk. O da bir bakıma benim başarım ve benim hatam. Başarım çünkü babamın uzun yola çıkarken Burn almasından bildiğim için "uzun yola gidenler için TIRlara ve kamyonlara özel ufak benzincilere konacak düşük fiyatlı bir ürün olsun" demeyi becerdim. Benim hatam çünkü Aslı "yeni ürün olsun Burn olmasın" dediği halde, biraz da Merve'nin de benim tarafımda olması sayesinde o fikri resmen göz ardı ettim. Üstelik de örneği varken... Aklıma gelmedi. Kendime kızdım. Coca-Cola görevlisi de "ya ama çok yaklaşmıştınız! :(" dedi. Üzüldük.

Neyse, önemli olan katılmaktı. :) Buradan Koç Üniversitesi Pazarlama Kulübü'ne teşekkür ve takdirlerimi iletiyorum. Herkesi öpüyorum... T-Box'a da TV Reklamlı, edepli ve ama eğlenceli mağaza açılımlarınlarının kıŞlarına kaçmaması dileklerimi sunuyor bu yazıyı burada bitiriyorum.

0 düşünce dile geldi:

ALL RIGHTS DESERVED by INFLACK

Bu sitede yazan her şey yazarın kendi hayatı, hayal dünyası, geçmişi ve geleceği ile alakalıdır. Kar amacı güdülmemektedir. Resim sahiplerine ise buradan teşekkür etmekteyimdir. Yazılarım herhangi yasal şekilde korunmadığı için elbette bana sormadan etmeden kopyala yapıştır yapabilir, altına kendi adınızı yazabilirsiniz. Ama vicdanınız buna el verecek mi?! Şirret hayaletim öbür dünyada yakanızı bırakacak mı?! Bunları bir düşünün derim. Hepinizi öperim MUJU!