Şu anda çanta hazırlamam gerekiyor aslında. Saat 1'de Antalya'ya yola çıkıyorum. Öksürük şurubu zehirlenmesi, biraz larenjit ve üşütmeyle geçen, üstüne bir de yarışmaya katıldığım hafta sonrası dinlenmem şart.
- Perebron diye bir ilaç var. Ben onun prospektüsünü yanlış anladım. Günde en fazla 3 defa 4 saatte bir 5ml alınabilirmiş. Ben 4 saatte bir 3 ölçek aldım şurubu. Ertesi gün mefta.
- ODTÜ İşletme Topluluğunun Just Marketing/11 adındaki pazarlama yarışmasına katıldık. Kiğılı için Babalar Günü Kampanyası yapacaktık ama bize reklam briefi verildi, sonra "markayı gençleştirin, yaratıcı da olun ama Kiğılı'nın var olan konumunu da kaybetmeyin." dendi. Bunlar "Pazarlama" öğrenilerimizin tamamına aykırı, birbirine çakışık istekler. Birinci olan grup ne hazırladı bilmiyorum ama bizim "abartmayalım" diyerek hazırladığımız birbiriyle bir bütün oluşturan medya planımız ilk üçe giremedi.
- Sosyete Pazarından 15 liraya vücut zımparası gibi bir şey aldım. İnanmıyordum tüyleri yok edeceğine ama ilginç bir biçimde bıçaksız, acısız götürdü bütün tüyleri. Üstüne bir de ölü derimi de aldı. Yumuş yumuş oldu bacaklar. Tavsiye ederim. Adını da yazarım yakın zamanda buraya. 15 liralık paketin 2 sene kullanılabildiğini söyledi satan amca. Bakalım...
- Ben gidip güzelce eşyalarımı hazırlayayım da geç kalmayayım. Antalya'dan bildiririm kısa zamanda.

2 düşünce dile geldi:
ya hangi sosyete pazarından aldın bunu?ümitköydekiyse hatta standın nerde olduğunu falan da söylesen pek güzel olur :))
Gezer, mado filan olan pazar var ya büyük olan. Ordakinden, merdivenlerden aşağı inerken hemen merdivenin solundaki ivir zivir satan tezgahdan aldım.
Yorum Gönder