20 Nisan 2011

Önüm Arkam Sağım Solum Foursquare!

Foursquare geçen hafta birinci yaşını dünyanın dört bir yanında adına yaraşır şekilde kutladı. "For neey?" diyenleriniz olabilir halen, o yüzden meali şöyle ki: Foursquare Twitter'ın lokasyon bildireni gibi bir şey. Gittiğiniz yerlere "check-in" yaptırarak puan kazanıyorsunuz. Ayrıca mekanın fotoğrafını ya da 140 karakterlik bir tanımını, önerinizi vs. ekleyebiliyorsunuz. Bir mekana yeterince çok giderseniz oranın Belediye Başkanı (Mayor) ilan ediliyorsunuz. Gittiğiniz yer sayısı ve çeşidine göre "badge"ler açabiliyorsunuz. Arkadaşlarınızın o esnada nerede olduklarını, arkadaşlarınızın en çok ziyaret ettikleri mekanları ve nasıl yerlere gitmekten hoşlandıklarını da yine 4square'dan öğrenebiliyorsunuz. Kim uğraşacak değil mi?

Twitter ilk çıktığı sene arkadaşlarla kafa kafaya verip, "Twitter yurtdışında tuttu da Türkiye'de niye tutmadı ki yea?!" diye düşünürken beklemediğimiz bir şey oldu. Yani beklediğimiz bir şeydi tabii de, etkisi Twitter bazında beklenmedik oldu: SmartPhonelar piyasaya girdi. Bilgisayar başında 140 karakterle ne anlatacağını bilmeyen insanlar bir anda ellerindeki telefonlarla "instant" yani anında düşüncelerini, yerlerini, gördüklerini bildiren mini-muhabirlere dönüştüler. Biz neden tutmadı dedikten 1.5-2 sene sonra Türkiye Twitter gülleri ile doldu. Foursquare Türkiye'de Twitter'dan daha şanslı çünkü geç geldi. Zaten elimizde SmartPhonelar var artık hatta elimizden düşmüyorlar. Üstelik Twitter baymaya başlamıştı. Kulaktan kulağa da hızla yayılınca (ki burada Twitter'ın etkisi de büyük bence) foursquare daha ilk senesinden birçok Türk'e ulaşmış oldu. Hatta öyle ki, Markalar bunu şimdiden fırsat bilmiş durumdalar. "Foursquare'dan check-in yapın size indirim verelim" konulu mesajlar geliyor yavaştan yavaştan. Benim beklentim ise:
Misal bir restorant... İçeride bir ekranda "Bugün check-in olanlar ve mesajları" şeklinde bir görüntü sürekli güncellenen. Sosyal Medyayı "sosyal" ya da "sanal" olmaktan çıkarıp hayatın ortasına oturtmaya alışmak lazım belki de. Gelecek o yönde kanımca.

Yazı uzun olmasın istiyordum ama şu THY viralinden de bahsetmezsem ağlarım. Viral video çekerken olabilecek en profesyönel görüntü kalitesine ulaşmak biraz çelişkili. Ha tabii abimizin parası var ki dünyayı gezmiş... Ama sözlüklere bakarsanız eğer senaryo da pek tutmamış. Yani viral olduğunu ilk bakışta anlamayanlar bile "böyle evlenme teklifi mi olur?" diyorlar. Miles&Smiles'ın ise gözümüze sokulması ayrı. THY gibi bir "star"ın viral reklama başvurması ne kadar mantıklı onu da bilmiyorum tabii. Sonuçta bir Gittigidiyor değil bu koca THY. Reklam başarısını reklamın konuşulması olarak ölçersek, evet başarılı. Ürünün konuşulması olarak ölçersek, bu reklamdan sonra Miles&Smiles yorumlarda hep geri planda kalmış ve çok fazla kişi sadece senaryodan bahsediyor. Viral çekme yolunda daha gidecek mile'larımız var kanımca.

0 düşünce dile geldi:

ALL RIGHTS DESERVED by INFLACK

Bu sitede yazan her şey yazarın kendi hayatı, hayal dünyası, geçmişi ve geleceği ile alakalıdır. Kar amacı güdülmemektedir. Resim sahiplerine ise buradan teşekkür etmekteyimdir. Yazılarım herhangi yasal şekilde korunmadığı için elbette bana sormadan etmeden kopyala yapıştır yapabilir, altına kendi adınızı yazabilirsiniz. Ama vicdanınız buna el verecek mi?! Şirret hayaletim öbür dünyada yakanızı bırakacak mı?! Bunları bir düşünün derim. Hepinizi öperim MUJU!