29 Mayıs 2011

Mangal Yakmaya Çalışan Bilkentliler

Bunca sene okulda oku, bir sürü arkadaş edin ama adam gibi bir etkinlik düzenlememiş ol. Bu bana yakışmazdı. Ben de sıvadım kolları, işe giriştim. Bilkent İşletme son sınıf öğrencilerini yani canım arkadaşlarımı topladım ve pikniğe götürdüm! :)

Fasıla gitmiştik, kareokeye gitmiştik ama hep beraber hiç bu kadar yakınlaştığımız bir olaya girememiştik biz kaç senedir. Gelmişiz son senemize, son finallerimize girmişiz ve resmen artık pilimizi bitirmişiz. Ben pikniğe gidelim derken 10-15 kişi gelir sanıyordum açık olmak gerekirse. Daha sınavlar başlamadan evvel bu fikir dönmeye başlamıştı kafamda. Sınavların bitiminde olmalıydı, güzel olmalıydı.

Ve 28 Mayıs günü geldi. Bir gün öncesinde hava uzun süredir Ankara'nın kurtulamadığı üzere "Sağanak yağışlı Gök gürültülü" görünüyordu. Ben kafayı yiyorum tabii: Servis ayarlamışım, Ayvalı Bahçe Piknik Alanı'na haber vermişim biz geliyoruz diye ve ama mangal ıslak havada biraz zor görünüyordu gözüme. Değilmiş meğersem.

Sabah 11:30'da okulda milleti beklemeye başladım. Yavaştan geldi insanlar. İlk Murat, sonra Yağız ve peşi sıra 15 kişi... Oldu bana 20 kişi. Telefonum çalıyor, tweetler geliyor "Biz sizi Real'de bekliyoruz!" diye. Sonunda okulda daha fazla kişinin gelmeyeceğini anlayıp servise binip Real'e gittik piknik alışverişimizi yapmaya. 1 saat içerisinde koca Real'de adım başı Bilkent İşletme öğrencileri vardı. Sanki fakültedeyim!

Alışveriş de bitince yola çıktık. Alacaatlı'ya gittik, Bilkent'ten 15-20 dakika uzaklıkta, Çayyolu'nun ilerisinde. Orada Ayvalı Bahçe ve Meyveli Bahçe adında iki piknik alanı var. Ayvalı Bahçe'yi seçmiştik biz. Epey geniş bir yer. Tenteler altında tahta masalar var. Mangal da veriyorlar. Kömür de veriyorlar hatta. Kişi başı giriş 3TL. Arabayla giderseniz artı bir 3TL da araba için ödüyorsunuz. Mangallar ücretsiz, kömürün kutusu 7TLve içinde çırası da var.

Arka kısımlara doğru en geniş alana yayıldık. Servisten indiğimizde 40 kişi civarındaydık. Ardımızdan arabasıyla gelen arkadaşlarla 60 kişiye çıktık! Bahçenin sahibi olan amca bize büyük büyük mangallar getirdi, yanında bolca çıtalar, dallar... Bizim erkekler koyuldular iş başına. Ben bilmezdim bir mangalın yanmasının bu kadar zor olduğunu. Üstelik mangalları adam akıllı yakmayı ilk becerenler de kızlar oldu. Orada baya bir laf ettim sanırım bizimkilere. Mangalların hepsi yanınca, tavuklar ve sucuklar yapılınca bir de üstüne biralar, rakılar açılınca keyfimiz yerine geldi işte. Ben ilk kez Efes'in yeni çıkardığı limonlu birasını denedim. Sürekli biramın yanında limon suyu isteyen biri olarak bana aşırı bir kolaylık sağlamışlar sağolsunlar. Hem limonu hem fıçıyı andıran bira şişem elimde, bir yandan ben içiyorum, bir yandan gezdiğim masalarda tadını merak edenlere tattırıyorum... Beğenmeyen çıkmadı. Aroması yerinde.

Bir bira bitti, yenisi açıldı, o bitti diğeri derken bir baktık ki Bizim Murat'ımız çok güzel gitar çalıyormuş! Üstüne bir de Gamze'nin sesi billur gibiymiş! Meğersem bir de Berk varmış sesi süper olan. Oturduk yanyana, Murat çaldı, biz söyledik; Gamze ve Berk söyledi, biz dinledik. Bu arada biz farkına varmadan yağmur yağmaya başlamış. Tentelerin altında eğlencemize devam ettik. Servis şoförü amcamız "Ne zaman gidiyoruz?" diyor, ben "Abicim bi 45 dakkaya kalkarız" diyorum sürekli. Adam bana ilk sorduğunda saat 16.00'dı biz 19.30'da kalkabildik. Hala daha gitmek istemiyorduk ama gitmeseydik muhtemelen bizi sel götürecekti. :) Ne de güzel anımız oldu ama işte ya! Ne güzel de şenlendik. Şimdi Facebook'tan teker teker resimler geliyor. Sırf ben 50 tane çekmişim, demek ki toplamda 500'e yakın fotoğrafımız olmuş.

Vallahi havanın düzeleceğini bilsem, bir daha düzenlerim. Yine hem bu kadar yorulup hem bu kadar eğleneceğimizi bilsem belki de her hafta arkadaşlarımı pikniğe götürürüm.

Hepsini tadında bıraktık, tadı damağımızda kaldı. Mezun olmak güzel de, ayrılmasaydık keşke. Bir daha ben bu kadar eğlenceyi nereden bulacağım?!

0 düşünce dile geldi:

ALL RIGHTS DESERVED by INFLACK

Bu sitede yazan her şey yazarın kendi hayatı, hayal dünyası, geçmişi ve geleceği ile alakalıdır. Kar amacı güdülmemektedir. Resim sahiplerine ise buradan teşekkür etmekteyimdir. Yazılarım herhangi yasal şekilde korunmadığı için elbette bana sormadan etmeden kopyala yapıştır yapabilir, altına kendi adınızı yazabilirsiniz. Ama vicdanınız buna el verecek mi?! Şirret hayaletim öbür dünyada yakanızı bırakacak mı?! Bunları bir düşünün derim. Hepinizi öperim MUJU!