24 Mayıs 2011

Mezuniyet Balosunu Sen Kolay mı Sandın?!

Tamam sınavlar bitti, dersler zaten bittiydi... Geriye ne kaldı? MEZUNİYET! Ve tabii Mezuniyet Balosu.

Ben bilmezdim mezun olmanın bu kadar masraflı bir iş olduğunu. Bizim baloya 2 hafta kaldı, artık hazırlıklar tamamlanıyor lakin mezuniyet balosu daha sonra olanlar için belki yardımcı olur diye deneyimlerimi paylaşmak istiyorum. Bu yazı baloda Prenses olmak isteyen bütün kızlara gelsin. :)

1) Elbise

 Mezuniyet balosunun ana unsuru giyeceğiniz elbiseniz. Geri kalan her şey bunun çevresine kuruluyor. Ben kendi elbisemi şans eseri Markafoni'de beğenip 150 liraya aldım. (Resimdeki benim giyeceğim elbisenin ta kendisidir.) Şans diyorum, çünkü elbisenin asıl fiyatı 350 lira ve 350 lira bile günümüz balo elbisesi için düşük bir rakam. Vakko'dan 2250 liraya elbise alan da var, diktiren de, başka yerlerden 400-800 arası bir para verip alan da. Size tavsiyem çok dolaşmanız. Boş vakit buldukça dolaşın ama sakın kendinizi dolaşmaya kaptırıp da baloya 3 hafta kala elbise almaya kalkışmayın. Siz sadece bu sene elbise bakmaya başlamış olabilirsiniz ama "Mezuniyet Sezonu" diye bir şey var ve elbiselerin fiyatları bir anda uçuyor!! Ne kadar erken alırsanız o kadar kârlı olacaksınız. Ayrıca kendinizi kandırmayın; mezuniyete kadar kilo vermek diye bir şey yok. Son sınıfsın ve finallerin var. Nereye kilo veriyorsun?!

Ankara'dakiler... Tunalı'daki, Köroğlu'ndaki butikleri gezdiniz ve 800'den aşağıya elbise bulamadınız ise Kızılay'a gidin. İzmir Caddesi'nin bir üst sokağında Onur Pasajı var. Orada abiye satan yerler var. Her ne kadar elbiselerin çoğu biraz... Basit gibi olsa da aralarında o 800'e satılanlar kadar iyi olanlar da çıkabiliyor.

Diktirmek de elbiseyi hazır almaktan çok farklı değil. Tabii eğer terzi çok yakın tanıdığınız filan değilse. Kumaşlar, taşlar, danteller, kurdeleler derken o elbisenin fiyatı yine 400-500 oluveriyor. Ayrıca diktirmek için çok daha önceden planlara başlamanız lazım. Terziler de mezuniyet sezonu yaklaştıkça yoğunlaşıyorlar ve sizi geri çevirebiliyorlar.

Giysinizi çok bilindik mağazalardan almanız da Pişti olma ihtimalinizi arttırıyor.

Peki ne bakmak lazım? Bir kere bu 2 sene içinde mezun olanlar: Straplez balık model cart renkli elbise bakmayın! Sizin dışınızda herkes bakıyor onlara. Vücudunuz süperse ne giyseniz yakışır belki ama, misal bel kavisiniz var, memeleriniz var ama poponuz biraz büyük... O zaman belinize kadar oturan ve belden sonra kabaran uzun bir elbise, hafif de göğüs dekoltesiyle sizi gayet hoş gösterir. Göğüsleriniz büyükse straplez giymeyin, cidden feci kötü duruyor, sarkık görünüyor, belki balenli straplezlerden olabilir ama Pamela Anderson mı olmak istiyorsunuz yoksa Prenses mi?! Ona göre değişir. Omuzlarınız genişse boyundan askılı bir şeyler bakabilirsiniz. Kural "neren güzelse orayı aç, gerisi kapansın." Göbeğiniz ve poponuz şişkinse sakın bol, dökümlü bir şeyler almayın! Bel kavisiniz de görünmez ve koca bir balon gibi durur üstünüzde. Boyutları ne olursa olsun, bir kadın kum saatine benzedikçe aynada daha hoş görünüyor. Göğüsleri daha ufakça olan kızlarda da geniş askılı modeller hoş duruyor. İzlenimlerim bu yönde.

Renk konusunda ufkunuz geniş olsun. Yılın moda renkleri pişti ihtimalini arttırır. Tek renk giyinmek de sizi o renge boğabilir. Siyahı da çok iyi kullanmadığınız sürece tercih etmeyin. Haziran'ın ortasında siyah siyah... I ıh.

2) Ayakkabı & Çanta

Kıyafeti seçtiniz, ikinci önemli şey ayakkabı. Ayakkabılar da 45-1000 TL arasında değişiyor yine. Abiye ayakkabılar Kızılay'da da Tunalı da da uygun fiyatlı olabiliyor. Ben 54 liraya Etichette'ten aldım İzmir Caddesi'ndeki. Ucu kapalı bir model ararken hayatımda ilk kez ucu açık bir ayakkabı hoşuma gitti. Rengi de uyuyordu ve aldım.

Ayakkabınızın rengi illa ki de elbiseninkiyle aynı olmak zorunda değil. Uyan tonlara da bakın. Ayrıca o gün ayaklarınız çok acıyacak. Sizi en rahat ettiren ayakkabıya yönelin. Platformlu ayakkabılar o açıdan epey rahatlar ama ayakkabının derisi ve kesimleri de önemli. Özellikle ayağınızın arkasını kesen, kenardan sıkan ayakkabılardan uzak durun! Satan adam "abla o açılır" der de sen o ayakkabıyı balodan önce giymeyeceğin için açılmaz gayet! Baloyu ayak acısıyla zehir etmeyin!

İşe yarıyor mu bilmiyorum, ama daha az acı çekmek için silikon pedler var ayakkabıya koymalık. Ben onlardan aldım taktım ayakkabıya. İşe yarayacağını umuyorum. Eğer o pedlerden kullanacaksanız ayakkabınızı bir numara büyük almakta fayda olabilir. 15 lira verdim pedlere. Yine Etichette.

Çantanızla ayakkabınız uyumlu olmalı. Alacağınız çantada omzunuza asmak için olan zincirlerden olması yararınıza olacaktır. Portföy çantanız balonun başında hoş olabilir ama siz masa masa gezerken ya da balodan sonra geceye devam kararı alındığında filan o çantayı elinizde taşımak sizi bayacaktır.

3) Takılar

Elbisenizi düşünün ve ne takmak istediğinizi hayal edin. Elbisenizin göğüs bölgesinde bolca taş varsa ille kolye takmak zorunda değilsiniz. Küpelerinizi saç modelinize göre karar vermelisiniz. Bileklik olabilir. Saçınıza taşlı bir şeyler olabilir ve hatta bir taç olabilir. (Prenses tacı değil, fiyonklu taşlı filan normal taç) Yine elbiseyle birebir aynı olmak zorunda değil ve yine tam takım olmak zorunda değil. Bujiteriler işinizi görecektir, zibilyon tane şey var. Ben en çok C&A'i seviyorum takı çeşitliliği ve farklılığı açısından. Lakin hala istediğim gibi bir bileklik bulamadım. Saçıma da kolye takmayı düşünüyorum. Hatice Sultan Stayla. ;) Saçıma takacağım kolyeyi Kızılay'dan 12.50 TL'ye aldım. Alacağım bileklik de muhtemelen 25 lirayı geçmeyecektir.

4) Makyaj  & Saç 

Makyajınızı kendiniz yapmanızı öneririm. Evet kuaförde daha profesyönel filan ama deneyimlerime dayanarak en sade makyözün bile sizi 150 lira karşılığında TRT4'te şarkı söyleyen kadınlara benzetme ihtimali var. Alın uygun tonlarda bir far. Fondötenin zaten var. Bir de ruj... Aç Youtube'u, millet orada zibilyon tane makyaj tekniği paylaşmış. "Prom Make-Up" yaz arat. Geç aynanın önüne çalış dur. Hatta buyrun bir tane benden size:



Kızın ne dediğine çok takılmaya gerek yok. Önce baz sürüyor makyaj kalıcı olsun diye. Dıştaki koyu renkleri mat, içerideki renkleri daha parıltılı seçin diyor. Gerisini de gösteriyor zaten. Çok konuşuyor hatun. :) Sürekli de "bendeki MAC ama sizde buna yakın ne varsa kullanabilirsiniz" diyor.

Ankara'daysan, gel, ben yapayım. Yeter ki kendi paranızla en özel günlerinizden birinde rezil olmayın! Para da istemiyorum ben. Şimal'in ve Selmin'in mezuniyet makyajlarını da kendi ellerimle yaptım, memnun kaldılar.

Saçlarınızı sakın o gün boyatmayın ve saç modelinizi sakın ola ki ilk kez o gün yaptırmaya kalkmayın. Önceden hazır olun. Saçınızı 5 gün önceden boyatsanız o renk o zamana kadar akmaz, hatta tam oturmuş olur. Beğenmeme ihtimalinize karşı da önlem almış olursunuz. Kafanızdaki ya da internette resmini bulduğunuz modeller sizin saç kesiminizle, boyuyla/rengiyle/tipiyle uyuşmayabilir. Önceden deneyin. Hatta o makyaja vereceğiniz parayı bu iş için ayırın. Daha mantıklı. O gün aptal bir sürprizle karşılaşmazsınız. Ha bir de, saçınızı yapan kuaförü beğendiyseniz balo günü saçınızı yapan kişinin izin günü olmadığından da emin olun.

İşte böyle bayanlar. :) Umarım hepiniz kendi balonuzun prensesi olursunuz. Ben şahsen prenses olmak için elimden geleni yapıyorum. Bir kıyafetimin tadilatı kaldı işte. Sınavlarım bittiği için makyajım üzerinde de çalışmaya başlayabileceğim, çok mesudum.

İyi mezuniyetler!

0 düşünce dile geldi:

ALL RIGHTS DESERVED by INFLACK

Bu sitede yazan her şey yazarın kendi hayatı, hayal dünyası, geçmişi ve geleceği ile alakalıdır. Kar amacı güdülmemektedir. Resim sahiplerine ise buradan teşekkür etmekteyimdir. Yazılarım herhangi yasal şekilde korunmadığı için elbette bana sormadan etmeden kopyala yapıştır yapabilir, altına kendi adınızı yazabilirsiniz. Ama vicdanınız buna el verecek mi?! Şirret hayaletim öbür dünyada yakanızı bırakacak mı?! Bunları bir düşünün derim. Hepinizi öperim MUJU!