1 Ağustos 2011

Bir de Bilkentli'ye Sor!

Hey ho... :) Kendi şarkılarımı dinleyerek başladım yazıma. Uzun zaman olmuş yazmayalı. Efes kepazeliğini de sildim...

Marmaris'e oradan Adana'ya gittim, tatil kısmını kapatıp Ankara'ya döndüm ve dizilere gömüldüm. Tam bir işsiz hayat formuyum şu aralar. Kendime Bilkent'i iş edindim. Bu sınav sonuçları açıklandığından beridir http://www.formspring.me/bilkentliyesor adresinden gençlerin sorularını yanıtlıyorum okulla ilgili. Ama arada sinirim bozulmuyor değil. Okulla ilgili o kadar yerleşmiş efsaneler var ki!


Tabii bir de bilinçsizce tercih yapacak olanlar beni kızdırıyor. Adam okula okumaya değil ortamına geliyor... Ya da "şu okul olsun hangi bölüm olursa olsun"cular var. Manyak mısınız diye sorasım geliyor! Sen her işi yapacak mısın? Sonra bölümümden nefret ediyorum diyeceksin, yaptığın işi sevmeyeceksin ve insanlar neden bu kadar insan mutsuz diye düşünecekler. Aileler de öğrencilerden farklı değil. Çocuğu ya "para kazanması kolay" bölümlere yollamak istiyorlar çocuğa sormadan ya da belli bir okula ne bölüm olursa. Aynı adam mühendis de olabilir eczacı da... Psikolog da olurum diyor içmimar da... İmkansız ve saçma!

Bir de "bölm kolay mı" diye soran var. Kolaysa yazacak abim,  bölümü yayarak okuyacak aklınca. Sonra işsiz kalınca okulu suçlayacak. Okulun, iyi bir okulun kolay olma ihtimali yok. Ankara'nın eğlence hayatını sormalarına çok kızmadım da, okulda ortam nasıl diyenler delirtiyor beni. Her gün parti var mı dememi bekliyorlar nedir? Zaten Bilkent'in adı çıkmış 9'a inmiyor 8'e. "Okulda çok tikkyler var mı ben Opel'le gelsem ezilir miyim" diye soru var ya! Benim arabam yoktu! Nasıl bir ezilme korkusuysa adam arabasıyla ezilmekten korkmuş okulda. "hahaha çocuğa bak, opel kullanıyor! pis fakir!" :))) okulda arabası olmayan birilerinin olma ihtimalini düşünememiş bile. Bilkent'te hepimiz über zengin, insanlara parasına göre davranan tiksinç insanlarız sanki. Yok öyle bir dünya! Başka okulda var mıdır bilmem, sanmam, ama bizde olmadığını bizzat kendim biliyorum, şahidim.

Ben Bilkent efsanelerini espri diye algılardım ama bunlara inananlar var gerçekten. Hem de sırf bu lise öğrencileri değil. Okulda herkesin sarı saçlı, tikky, para basan insanlar olduğunu zanneden çok fazla başka üniversiteden ve dahi yan komşumuz Hacettepe'den bile insanlar var. Bir defa okulun kapısından girip de bakmamış demek ki. Bir kere o kütüphaneye, fakültelere bakmamış. Dışarıda gördüğü her platin sarısı saçlı kızı Bilkentli sanan var. Okulda Ferrariler, Lamborghiniler cirit atıyor sanan var. Ha ben görmedim mi? Bizim okulda bir tane Lamborghinili çocuk vardı, o da zaten herkesin dilindeydi, adam ODTÜ İnşaat mezunu, Bilkent'e de İşletme okumaya gelmiş 34 yaşında. İşi gücü var filan. Okulda o kadar herkeste böyle arabalar olsa adam milletin diline "lamborghinili!" diye düşer mi? Fark edilmemesi lazım zannedilen gibi bir okulda olsak. Ferrari görmedim hiç. Mayfest zamanı dışarıdan yere yakın janti araba kiralayıp gelen tipler vardı bir seferinde, onu biliyorum sadece. Onların da Bilkentli olup olmadığı muamma. Arabalarda sticker yoktu zira.

Okul temiz mi, eğitim nasıl, hocalar iyi diyorsunuz ama neye göre iyi diye soran yok! Sınıflarda ne gibi teknolojik imkanlar var, kışın sıcak mı diyen yok! Kitaplar nasıl diyen, derslerin içeriğini merak eden yok! Varsa yoksa bu bölümden çıkınca iş imkanı nasıl, mezun kaç para alıyor, zor mu, Boğaziçiyle kıyaslarsak nasıl? Odtü'yle kıyaslarsak nasıl? Şu bölüm mü bu bölüm mü?!

Bir de daha okula kabul edilmeden yandal yapma planlarına girenler var. Yandal yapsın tabii, ne güzel de, bir gir sen okula. Bir hazırlığı atla, bir 3.00 üstü ortalama yap filan dimi? Aynı kişinin Interrail planı yaptığına da şüphem yok. :) Lise mezununun o azmi: Bizde kalmayan azim...

Sorun her yerde ama. Sınav sisteminde, ailelerde, çocuklarda, okullarda, dershanelerde, dershanelerin o rehberlik hocalarında, üniversitelerin reklamlarında, bilip bilmeden atan tutan yakınlarda... Her yerde. Çocuğa tercih öyle yapılmaz diyen yok. Atıyorlar çocuğu suya, nereye yüzerse artık.


Okulların reklamları dedim... Odtü'nün I brain ODTÜ'sü mesela. İnternet ortamında güzeldi. Güzeldi ki dikkatimi çekti ve espri amaçlı I Lung Bilkent diye bir işe giriştim ben de. ODTÜlü ruhu filan... Şahane... Ama sen tut reklamı televizyon kanallarına ver. Ama olmaz. Neden olmaz?
1) ODTÜ yapar da diğerlerinin başı kel mi? 164 tane üniversite var... Her biri 30 saniyeden ne kadar sürer bu reklamlar?
2) Bu reklama bütçe ayırabilecek okul var, ayıramayacak var. ODTÜ ki reklama ihtiyacı olmayan bir okul bu, vakıftan aldık bütçeyi diyor, e vakfı olmayan üniversite kalsın mı öyle? Haksız rekabet değil mi bu?
3) Mühendislikten çıkan adam bankacı olmuş, mimarlık mezunu şarkıcı olmuş sen de bunları reklama koymuşsun. Mezun olup kendi mesleğini yapan sıradan mezunları koysak ya, ünlü olan 5-6 tanesi dışında?
4) ODTÜ ruhu denince ben baş kaldıran, sisteme ayak direyen bir ruh düşlüyorum ama "reklam" gibi sistemin en bir ortasındaki işi yapıyorsunuz. Oldu mu? Hem de ilk çıkan kişi KKTC Kampüsünden. O zaman ODTÜlülerin Bilkent'e gidenlere laf etmeye ne yüzü var ki? Bilkent tutup yapmamış bunu, Koç yapmamış, Sabancı yapmamış...
5) Reklam "bilgi" içerikli olsa yine sorun yok. "tanıtım günümüz şu gün, bekleriz" desinler. Kampüsümüz şöyle, hocalar böyle desinler... Ama bu reklam "duygusal" içerikli bir gaz verme reklamı. Dünyayı değiştirebiliriz... E değiştirmemişiniz daha ama? Neyin gazı bu? Öğrenci ben dünyayı değiştireceğim, hangi bölüm olursa olsun Odtü olsun deyip geldiğinde ve aslında Dünyanın değişmediğini görünce ne olacak? Ne cevap vereceksiniz?

İşte bu sebeplerden çok güzel bir kampanyanın televizyona sıçrayarak ne hale geldiğini ve nasıl tartışmalara yol açtığını görüyoruz. Okul ora, süpermarket değil ki... Tüketim ürünü değil ki! Bilim yuvası! Ve seneye tv'de çeşit çeşit üniversite reklamı görmeye başlarsak sorumlusunun kim olduğunu biliyoruz. Olmamalıydı. ODTÜ olmamalıydı. Ve dua ediyorum, benim okulum yapmasın bunu asla. Bizi televizyonda prime-time'da cümle aleme ifşa etmesin o şekilde. Biz dünyayı onu bunu değiştiriyorsak yine kendi içimizde sessiz sessiz değiştirelim. Fark etmesi gereken fark eder zaten, göze sokmaya lüzum yok.

Böyle işte... Günüm bularla geçiyor, bunları düşünmekle. Ne kadar doğru ne kadar yanlış bilmiyorum. Sadece düşünüyorum. Bir de Behzat Ç izliyorum. :) Bakalım daha sonra neler olacak.

2 düşünce dile geldi:

Adsız dedi ki...

When will you post again ? Been looking forward to this !

porno izle dedi ki...

farklı mı olmuş sanki biraz :)(

ALL RIGHTS DESERVED by INFLACK

Bu sitede yazan her şey yazarın kendi hayatı, hayal dünyası, geçmişi ve geleceği ile alakalıdır. Kar amacı güdülmemektedir. Resim sahiplerine ise buradan teşekkür etmekteyimdir. Yazılarım herhangi yasal şekilde korunmadığı için elbette bana sormadan etmeden kopyala yapıştır yapabilir, altına kendi adınızı yazabilirsiniz. Ama vicdanınız buna el verecek mi?! Şirret hayaletim öbür dünyada yakanızı bırakacak mı?! Bunları bir düşünün derim. Hepinizi öperim MUJU!